Twitter Facebook Flickr Vimeo Last.fm github

Category “Apple”

Things 3 ßeta

İlk duyurulduğu zamandan bu yana çok uzun zaman geçti. Apple iOS 7 ile yeni tasarım sürecine girince sil baştan yeniden oluşturulmaya başlandı. O yıllardan bu yana to-do list’lerin popülerliği büyük oranda azaldı.


Tüm bunlara karşın betası için e-posta aldığımda bir an önce kullanabilmek için heyecanlanmadım değil. Ulysses’de de olan “Gol” sistemi Things’e de eklenmiş. Beni motive eder mi etmez mi tartışılır tabi. Yapacakları bitirdikçe ilerleyişi görmek güzel ama bitiremediğim şeyleri o listelerde görmek ve yapamayacağını fark etmek moral bozmuyor değil.

Ulysses

ADA_Ulysses

Yıllar önce kullandığım not alma -yazı yazma- programı Ulysses yenilenmiş, güncellenmiş, parlatılmış ve tekrar piyasaya çıkmış. Yaklaşık 118 ₺’lik fiyatını görünce şaşırdım tabi, önceden satın almış olduğum için bir indirim var mı acaba? diye bakarken bir upgrade ücreti olmadığını görünce hemen yükledim ve denemeye başladım, yüzeysel ilk izlenimlerim şu şekilde.

Ulysses-Header

Uzun zamandır Byword kullanmakta olduğum düşünüldüğünde ve tuhaf bir biçimde –eksiklikleriyle beraber– kullanmaya alışmış olduğumdan kendisinden kolay kolay vazgeçebileceğimi düşünmüyorum ancak Ulysses’de bazı özelliklerin fazlasıyla kullanışlı olması dikkatimi çekti.

WordPress ve Medium’a yükleme seçeneklerini saymıyorum, Byword’de de var bu özellik. Bununla birlikte WordPress için yayınlama seçenekleri daha detaylı Byword’e göre. Yazılan yazıların bir kütüphane içerisinde toparlanması fikri Byword’de göre oldukça ileri bir özellik. Journal, Blog vb. gruplar oluşturarak (ve bunlar için ayrı uygun ikonlar seçerek) yazıları gruplandırmak hoşuma gitti. Byword’de bu işlem için kaydedilen yazıları farklı klasörler içinde organize etmek gerekiyor. Yazılan yazılar için bir gol belirleme seçeneği ise bence Ulysses’in en önemli ve en çok hoşuma giden özelliği oldu. En az 200 kelime yazmak istiyorum diyorsunuz ve yazarken ne kadar ilerlediğinizi küçük bir ilerleme ikonu ile rahatça görebiliyorsunuz.

Bu tür programlarda her zaman programcıyı ve programlam ekibini merak eden bir kişi olmuşumdur. Ulysses’in çok güzel bir web sitesi var ve sitede ekip hakkında detaylı bilgi alabileceğiniz eğlenceli bir bölüm mevcut.

Mevcut özellikleri ile yazı yazma ihtiyaçlarım için aslında tam aradığım program. Yıllar önce satın aldığımdan yüksek fiyatını bir eksi olarak değerlendirmiyorum. Yazı yazarken kaç kelime yazdığımı Byword gibi alt satırda belli belirsiz görebilsem iyi olurdu diyeceğim ama gol özelliği ile bu eksisini kapatıyor gibi sanki.

Ayrıca belirtmeden geçemeyeceğim, Ulysses’in ikonu Dock’da gerçekten –Byword’e kıyasla– çok hoş duruyor.😉

iPhone Hands-Free Siri with Cookie Monster

MacBook (Early 2015)

MacBook-Space_Grey

Başka birşeyler almak için girdiğim teknoloji markette vakit geçirmek için dolandığım sırada, Apple ürünlerini incelerken gördüm geçtiğimiz yılın ilk çeyreğinde çıkan MacBook modelini. Nisan ayında ilk çıktığı zaman beğenmiş, incelemiş, almayı düşünmüş ancak fiyatı çok yüksek olduğundan ertelemiştim.

b_86829

İncelemelerden okuduğum kadarıyla en büyük yeniliği klavyesinde taşıyordu. İlk bu özelliğini denemek için tuşlara dokunduğum an vuruldum. Düz, fazla çıkıntılı olmayan, bununla birlikte önceki modellere göre daha büyük tasarlanmış tuşlar. Butterfly Mechanism diye adlandırmış Apple, tuşa basma hissi çok çok farklı ve keyifli bir deneyim sunuyor.

macbook-12-butterfly-keyboard-switch-100572318-large

Daha sonra Force Touchpad’i denedim. Yavaşça güç uyguladım, ne değişiyor diye görmek amacıyla. İlk başta alışması biraz zor tabi ama zaten sözlük uygulamasını kullanmayı seven biriydim, ikinci kez kendine hayran bırakan bir özellik oldu.

Kısıtlı zamanda teknoloji markette bunları deneyebildim, fiyatı ve taksit seçenekleri de dikkatimi çekti. Hiçbir zaman bir Apple ürünü almak için mükemmel zaman değildir. Şimdi de öyle oldu. Ama kararımı vermiştim.

Cumartesi günü sabahtan teknoloji marketin yolu tutuldu ve Early 2015 olarak adlandırılan yeni MacBook bilgisayarın giriş modelini (1.1 Ghz, 256 MByte Flash Storage) satın aldım.

Küçüklüğü ve hafifliği ile MacBook Pro sonrası biraz oyuncak gibi gelse de, son yıllarda hesaplama ağırlıklı geliştirmeden, grafik ve fotoğraf düzenlemeye, güçlü GPU gerektiren oyunlardan oluşan bilgisayar kullanma alışkanlığımın web’de gezinti, müzik dinlemek ve yazı yazmak gibi minimal bir yöne evrildiği düşünüldüğünde aslında biçilmiş kaftan.

Broadwell-Package-Diagonal

iNtel Core M 1.1 Ghz (5Y31) 64 bit, 14 nanometre teknolojisine sahip mobil işlemcisine sahip. GPU olarak Intel® HD Graphics 5300 barındırıyor. İşlemci soğutmaya ihtiyaç duymadığından, gereksiz gürültü de yok.

 

Entry Model Base Model Option
Core M 1.1 Ghz (5Y31) Core M 1.2 Ghz (5Y51) Core M 1.3 Ghz (5Y71)
256 GB 512 GB 512 GB
8 GByte RAM 8 GByte RAM 8 GByte RAM

 

Klavye mükemmel, tuşlar birbirine yakın yerleştirilmiş ama daha büyük olduklarından parmaklarıma tam oturuyor ve tuşa basmanın verdiği keyfe diyecek yok. Bilgisayarın küçük olmasına alışamadım yalnız, klavyenin yanından tutup biryere koyarken tuşlara basıyorum yanlışlıkla.

Ses kalitesi gerçekten fazlasıyla iyi, güçlü ve net bir ses çıkıyor o küçük hoparlörlerden. Müzik dinlerken web’de gezinmek, mail’lere cevap vermek, birşeyler yazmanın keyfinin yanında eski CaseLogic iPad kılıfımın içine sığarak rahatlıkla taşınabilir olması da ayrı bir avantajı.

8-9 saatlik pil ömrü günlük yaptığım sıradan işler için çok uygun. Hafif, sessiz, mobil bilgisayar olması, klavyesinin rahat ve keyifli kullanımı sebebiyle iPad Mini’min yerini almaya başladı.

Gelelim eksilere. Bilgisayara şarj edilebilmesi için konulan USB-C portundan başka port yok. Bir dongle olmadan kapalı bir kutu gibi ve her şekilde kablosuz internete bağımlısınız, eski tarz konvansiyonel bilgisayar kullanıcılarına göre değil ama yavaş yavaş alışıyor gibiyiz.

 

P.S. Yaklaşık 3 aydır taslaklar içinde duran ve 24 Ekim 2015’de satın aldığım MacBook ile ilgili bu incelemeyi yeni modeller çıkmadan önce ancak(😬) yayınlayabiliyorum.

iOS 9

iOS 9 geçtiğimiz ay içinde 16 Eylül Çarşamba günü kullanılabilir oldu. Aylardır beta sürümlerini kullanıyor olsam da, bazı özellikleri ancak herkes tarafından kullanılabilir olduğunda, uygulamalar iOS 9 için güncellendiğinde anlaşılır hale gelebiliyor.

Internet üzerinde iOS 9 için yazılmış çok kapsamlı incelemeler yer alıyor. Rene Ritchie’nin 21000 kelimelik incelemesi, Federico Viticci’nin bir kitap kadar kapsamlı (48.000 kelime!) ve iPad ile yazılan incelemelerinde detaylar mevcut.

iOS 9’da benim için önemli olan ve kullanımının yaygınlaşması ile daha da önemli hale gelecek özellikler şu şekilde sıralanıyor;

  • App Thinning
  • Content Blockers

App Thinning henüz kullanılabilir değil. iCloud BackUp’larda yaşanan sorunlar nedeniyle henüz kullanılamıyor. Yenilik olarak tanımlanan bir özelliğin kullanılabilir olmaması eleştirilebilecek bir durum.

Content Blockers ise büyük tartışmaları da beraberinde getirdi. Sitelerin gelir kapısının bu reklamlar olduğu ve onları engellemenin etik olmadığı savunulmaya başlandı. Hatta trajikomik bir olay yaşandı, Marco Arment ücretli olarak sattığı content blocker Peace’i App Store’dan çekmek zorunda kaldı.

Internet’in tamamıyle reklamlarla dolmasına ve kullanıcıların takip edilmesine tamamen karşı çıkan biri olarak internetin tamamen reklamsız hale getirilmesini şiddetle savunanlardan biriyim. Siteler gelirleri için üyelik sistemi konusunda biraz daha düşünmeli ve çalışmalılar. Ben bir siteyi düzenli olarak kullanıyor ve faydalanıyorsam aldığım bu hizmet için reklamlara tıklamayı değil, belirli bir ücret ödemeyi tercih ederim.

Bunu beceremeyen siteler kaybolup gidebilir hiç umrumda olmaz. Internet tamamen amatör bir çaba ile doğdu, iyi kötü öyle devam edecek.

Bilgisayarlarımda AdBlock, iPhone’umda ise Purify kullanıyorum ve gayet memnunum, saçma sapan reklamları görmek zorunda kalmadan internetin kullanılabilir olması sevindirici. Bunları kullandığım için sayfalarını göstermeyi reddeden web siteleri ise benim için internetin çöplüğünde yer almaya başlamışlardır. Kendileri çalıp kendileri oynamaya devam edebilirler.

iPhone 6 Plus

İki haftadır kullanmakta olduğum iPhone 6 Plus ile ilgili düşüncelerim satırbaşları halinde şöyle sıralanıyor:

  • Batarya ömrü çok iyi gözüküyor. Yıllar sonra hergün şarj etmeme gerek olmayan bir telefon kullanıyor olmanın rahatlığını yaşıyorum.
  • Telefonun en boy oranı biraz tuhaf. Uzunluğu oldukça fazla.
  • Büyüklüğü ilk başta kullanımı zorlaştırıyor gibi gelse de zamanla alışılıyor. Tek el ile kullanmak çok rahat değil ancak bazı işleri tek el kullanarak halletmek mümkün.
  • Büyük ekranlı telefonda internette gezinmek, yazıları okumak ayrı bir keyfi var. iPad Mini ile yaptığım bazı şeyleri artık telefonumda yapabiliyorum.
  • Uygulama geliştiriciler henüz tam olarak iOS 8 ve iPhone 6 Plus güncellemelerini yapamadılar. Çoğu uygulama bu nedenle zoomlanmış şekilde gözüküyor, ekran büyüklüğünün avantajlarını kullanamıyor. Apple iOS 8’i herkesin kullanımına açmadan yaklaşık 4 ay önce beta olarak geliştiricilere sunuyor, ancak yeni telefon modellerinin ekran çözünürlüğü hakkında bilgi vermiyor. Bu nedenle uygulamaların yeni çözünürlüğe göre tekrara hazırlanması zaman alıyor.
  • iOS 8 problemleriyle beraber geldi. Yeni bir telefon, yeni işletim sistemi düsturuyla çalışan Apple, iOS 8’i biraz aceleye getirmiş gibi. Yaklaşık bir yıl önce önce yazdığım yazıda Apple’ın stabilite problemlerine değinmiştim. Sorun hala sürüyor ancak iOS 8.1 kritik hatalar düzeltilmiş durumda.[1]
  • Kilit düğmesinin sağ yan tarafa alınmış olmasına alışmak biraz zor.
  • MacRumors forumlarında okuduğum kadarıyla telefonun 1 GByte RAM’e sahip olması çoğu kullanıcı tarafından eleştiriliyor. Ben herhangi bir sıkıntı hissetmesem de özellikle Safari’de sekmeler tekrar açıldığında sayfanın baştan yükleniyor olması bu soruna bağlanmış. Belki yazılım güncellemesi ile çözülebilecek bir sorun ancak RAM’in biraz daha fazla olması beklenebilirdi.

  1. Benim gibi takıntılı tiplerin bu konuda kafa yorduğunu düşünüyorum. iPhone 1 iOS 1 ile gelmişti. iPhone 3G iOS 2 ile. iPhone 4S ile bu uyumlu version numaraları değişti, iPhone 4S iOS 5 ile geldi. S’li modelleri başladıktan sonra işletim sistemi sürümleri ile telefonun numaraları arasındaki uyum bozuldu. iPhone 6 serisinin model numarası 7,1 ve 7,2 olarak kayıtlı. iOS 8 ile değil iOS 7.3 ile gelse bu modeller telefon modeli ve işletim sistemi sürümleri aynı numaralandırma serisini takip etmiş olacaktı.  ↩