Twitter Facebook Flickr Vimeo Last.fm github

Category “Book”

Cumhuriyet Gazetesi

Hafta sonu Hasan Cemal’in Cumhuriyeti Çok Sevmiştim kitabını okurken, Hasan Cemal’in Cumhuriyet Gazetesi ile ilk kez tanışmasının benimkine ne kadar benzediğini fark ettim. İlk tanışmasını söyle anlatmış Hasan Cemal;

Nadir Bey’e Cumhuriyet’i ilk kez ne zaman elime aldığımı anlattım. 1950 yılıydı. Altı yaşındaydım. İlkokula yeni başlamıştım… babam akşamları evde okurdu. Bir seferinde annem gazeteyi bana uzatmış ve yeni çıkmaya başlayan bir karikatür bandını göstermişti gülerek. Profesör Nimbüs’tü bu…

Ben de Cumhuriyet gazetesi ile altı-yedi yaşımda okumayı yeni sökmeye başladığım günlerde 1983 yılında tanışmıştım. Steven Spielberg’in E.T.‘sinin karikatür bantları yayınlanırdı o zaman Cumhuriyet’te. Annem okuma denemeleri yaptırırdı bana. Bandı takip etmeye ortalarından bir yerden başladığım için gazeteye, ilk bölümleri yeniden yayınlamaları için yazmıştım hayatımın ilk mektubunu.

Tan Oral’ın karikatürlerinin benzerlerini çizmeye çalışır, spor haberlerini Cumhuriyet’ten okurdum. Babam bazı zamanlar gazetenin yayın politikasına sinirlenir ve Cumhuriyet almayı keserdi. Ama kızgınlığı fazla uzun sürmez, en fazla iki hafta sonra tekrar Cumhuriyet alınırdı eve.

Star Wars Darth Maul -Shadow Hunter-

Küçük yaşlarımdan beri ilgiyle izlediğim Star Wars filmlerinin yanında seriye ait hiçbir kitabı okumamış olduğumu da itiraf etmem gerekir. Genelde filmini izledikten sonra filme ait kitabı okumayı pek tercih etmesemde Sith’ler ve tarihçeleri hakkında resmi bir kaynağa başvurma ihtiyacı hissettim.

Michael Reaves[1] tarafından 2001 yılında yazılan ve serinin ilk filmi The Phantom Menace’dan hemen önce yaşanan olayları anlatan Darth Maul -Gölge Avcı- kitabı farklı karakterlerin yollarının kesişmesi ve hızlı gelişen olay kurgusu ile sürükleyici bir kitap. Uzun yıllardır sıkılmadan ve merakla okuduğum böyle bir bilim-kurgu – macera kitabı olmamıştı.


  1. 1950 doğumlu Amerikalı yazar. Wikipedia  ↩

Akşam olup da batan güneşin kızıl ışınları pencere camlarını tutuşturunca, fabrikanın taş karnı kusmuk gibi dışarı atardı öğüttüğü insanları, ve yüzleri isten kararmış işçiler aç insanlara özgü parlak dişlerini göstererek yeniden sokaklara dolar, ortalığa makine yağı kokuları yayarlardı ekşi ekşi. Artık sesler canlı ve hatta neşeli çıkardı, çünkü forsalık o gün için son bulmuştu, evde akşam yemeği yiyip dinleneceklerdi. Fabrika bir gün daha yutmuştu. Makineler, insan kaslarındaki bütün gücü kendi ihtiyaçları için emmişti. O gün de geçip gitmişti hiç iz bırakmadan. İnsan bir adım daha atmıştı mezarına doğru.

Highlighted by Omer Balamir in Ana by Maksim Gorki
– Maksim Gorki

It was rather curious feeling that one was looking at men, each in himself a unit of civilization, and yet many of whom were about to die in the interests thereof.

Highlighted by Omer Balamir in The Diary of a U-boat Commander by Anonymous

He remained in this state of empty and peaceful reflection until the tower clock struck three o’clock in the morning. From the window he witnessed the beginning of the general dawning outside. Then without willing it, his head sank all the way down, and from his nostrils flowed out weakly his last breath.

Highlighted by Omer Balamir in Metamorphosis by Franz Kafka

He remembered his family with deep feelings of love.

Highlighted by Omer Balamir in Metamorphosis by Franz Kafka