80’lerin efsanevi thrash metal öncülerinden Flotsam and Jetsam, modern dönem diskografisine bir albüm daha ekliyor. Ancak Rats In The Temple, grubun teknik olarak hâlâ son derece formda olduğunu kanıtlasa da, son yıllarda iyice yerleşen yaratıcı tıkanmışlığın bir başka örneği olmaktan öteye gidemiyor.
Michael Gilbert ve Steve Conley’nin keskin riffleri, Eric “A.K.” Knutson’ın hâlâ etkileyici vokalleri ve güçlü ritim bölümü sayesinde albüm baştan sona profesyonel ve teknik açıdan kusursuz sayılabilecek bir performans sunuyor. Ken Mary’nin enerjik davulları ve William Bodily’nin basları da bu sağlam altyapıyı destekliyor. Problem ise müzisyenlerin nasıl çaldığında değil, ne çaldığında ortaya çıkıyor.

The End Of Chaos, Blood In The Water, I Am The Weapon ve şimdi de Rats In The Temple… Flotsam and Jetsam son dönemde adeta aynı albümü farklı kapaklar ve şarkı isimleriyle tekrar tekrar yayınlıyor. Her şey yerli yerinde: hızlı riffler, melodik nakaratlar, teknik gitar pasajları, güçlü vokaller ve modern, steril bir prodüksiyon. Ancak bu formül artık fazlasıyla tanıdık.
Şarkılar tek tek dinlendiğinde kötü değiller; hatta bazıları oldukça güçlü. Fakat albümün tamamı boyunca aynı yapıların ve benzer fikirlerin tekrarlandığı hissi giderek ağır basıyor. Parçalar arasında belirgin bir karakter farkı yaratacak sürprizler, riskler veya gerçekten yeni fikirler neredeyse yok. Bir noktadan sonra dinleyici, daha önceki albümlerden birini dinliyormuş gibi hissetmeye başlıyor.
Flotsam and Jetsam’in en büyük sorunu yetenek veya performans eksikliği değil. Tam tersine, grup hâlâ mükemmel müzisyenlerden oluşuyor ve Eric “A.K.” hâlâ bu jenerasyonun en etkileyici thrash metal vokalistlerinden biri. Sorun, grubun yıllardır güvenli bir formülün dışına çıkmak istememesi.
Rats In The Temple, kötü bir albüm değil. Ancak iyi bir Flotsam and Jetsam albümü olmak için de artık yalnızca iyi çalmak ve güçlü prodüksiyona sahip olmak yeterli değil. Grubun geçmişi düşünüldüğünde daha cesur, daha farklı ve daha heyecan verici bir şeyler beklememek elde değil.
Sonuç olarak Rats In The Temple, yüksek müzikal standartlara sahip ancak yaratıcılık açısından fazlasıyla güvenli oynayan, önceki birkaç albümün adeta copy/paste edilmiş bir devamı gibi duran bir modern thrash metal kaydı.
Yine de günümüzde kaliteli bir şeyler bulup dinlemenin giderek zorlaştığı düşünüldüğünde, Rats In The Temple’ın elbette bir karşılığı ve dinlenebilirliği var. İşinin ehli müzisyenlerin elinden çıkmış, prodüksiyonu güçlü ve teknik açıdan kusursuz sayılabilecek bir albüm.
Belki yeni bir albüm olduğu için birkaç kez daha dinleyeceğim, ancak Flotsam and Jetsam dinlemek istediğimde tercihim büyük ihtimalle yine When The Storm Comes Down’ı baştan sona açmak olur. Çünkü o albümde yalnızca iyi çalınmış thrash metal değil, bugün Rats In The Temple’da eksikliğini hissettiğim karakter, ruh ve gerçek bir heyecan da var.
🤘🏻🤘🏻🤘🏻